Yazı, ticari veya turizm amacıyla Türkiye'de süreli bulunan yabancıların koronavirüs tedavisi dahil acil sağlık hizmetinden gecikmeksizin yararlanabileceğini, bedelin müdahaleden sonra tahsil edileceğini açıklıyor.
Yazı, ikamet izni için geçerli sağlık sigortasının zorunlu olduğunu ve 5684 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca özel sağlık poliçesinde salgın hastalık açıkça hariç tutulmamışsa teminata dahil sayılacağını belirtiyor.
Yazı, Sosyal Güvenlik Kurumunun pandemi süresince bazı tedavi ve ilaçları genel sağlık sigortası kapsamına aldığını ve oturma izni olan yabancıların belirli şartlarla bu sigortadan yararlanabileceğini açıklıyor.
Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020 tarihi itibarıyla “Pandemi” olarak ilan edilen Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle birçok ülke hastalıkla mücadele kapsamında tedbirler aldı. Türkiye de bu kapsamda 27 Mart 2020 saat 23.59 itibarıyla tüm dış hat uçuşlarını iptal etmiştir. Uçuş seferlerinin iptal olması ülkemize toplantı ve kongre gibi ticari amaçlarla veya turizm amaçlı gelen yabancıları da olumsuz etkilemiştir.
Bu çalışmamızda Türkiye'ye toplantı, fuar, kongre gibi ticari amaçlarla gelen veya Türkiye’de ticari ve turizm amaçlı bulunan yabancılar ile ikamet izni ile bulunan yabancıların Koronavirüs kapsamında sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanacaklarını inceleyeceğiz.
1. Toplantı, kongre, fuar gibi ticari amaçla veya turizm amacı ile Türkiye’de bulundukları sırada Koronavirüs tanısı konan yabancılar sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanabilir mi?
Yabancının Seyahat Sağlık Sigortası’na sahip olması durumunda ve bu sigortanın poliçe teminatlarının salgın hastalığı da kapsaması halinde, poliçe limitleri dahilinde sağlık hizmetlerinden yararlanılması mümkündür.
Yabancının Seyahat Sağlık Sigortası’na sahip olmadığı durumlarda ise Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik’in “Turistin Sağlığı Kapsamındaki Hizmetler” başlıklı 9. maddesi ticari ve turizm amaçlı ülkemizde bulunan yabancının hangi durumlarda sağlık hizmetlerinden yararlanacağını belirtmektedir.
“Ülkemizde toplantı, kongre, ticari veya turizm amaçlı süreli olarak kalan yabancılar, ülkemizde bulundukları sırada gelişen hastalıklarında ve acil durumlarında kamu, üniversite veya özel sağlık kuruluşlarında sunulan sağlık hizmetlerinden yararlanabilir. (...) Acil sağlık hizmeti almak için sağlık tesisine başvuru yapan yabancı hastaların kabul edilmesi ve gerekli tıbbi müdahalenin kayıtsız-şartsız ve gecikmeksizin yapılması zorunludur. Hizmet bedelinin tahsiliyle ilgili işlemler, acil müdahale ve bakım sağlandıktan sonra yapılır.”
Bir yabancının ticari veya turizm amaçlı süreli olarak ülkemizde bulunduğu sırada sağlık hizmeti ihtiyacı ortaya çıkarsa yabancı; kamu, üniversite ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında kayıtsız-şartsız ve gecikmeksizin sağlık hizmetinden yararlanır. Buradan anlaşılması gereken, koronavirüs kapsamında verilecek sağlık hizmetleri ve tedavisinin de bu kapsamda acil müdahale ve bakım olarak değerlendirilmesi gerektiğidir. Hizmet bedeli acil müdahale ve bakım sağlandıktan sonra yabancıdan tahsil edilecektir.
2. Ülkemizde ikamet izni bulunan yabancıların Sağlık Sigortasının olması zorunlu mudur?
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun “İkamet İzni” başlıklı 19. maddesi “Türkiye’de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur” demek suretiyle hangi durumlarda ikamet izni alınacağını hükme bağlamıştır.
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in “İkamet izni başvurularının incelenmesi ve sonuçlandırılması” başlıklı 22. maddesi ise “Yabancılardan, talep ettikleri ikamet izni süresini kapsayan geçerli sağlık sigortasına sahip olmaları şartı aranır. Türkiye’de genel sağlık sigortası kapsamında olanların geçerli sağlık sigortası olduğu kabul edilir.” hükmünü getirmiştir. Buradan da anlaşılmaktadır ki; ülkemizde ikamet izni türlerinden herhangi biri ile bulunan yabancılara ait geçerli bir sağlık sigortası bulunması zorunludur. Aksi halde ikamet izni verilmemekte, yahut ikamet izni olanların sigortasının devam etmemesi halinde ikamet izinleri iptal edilmektedir. Bununla birlikte, bu sigorta Özel Sağlık Sigortası olabileceği gibi Genel Sağlık Sigortası da olabilmektedir.
3. Özel Sağlık Sigortası bulunan yabancının sigorta poliçesi Koronavirüsü (Covid-19) teminat kapsamına alır mı?
10.05.2016 tarihli Vize ve İkamet İzni Taleplerinde Yaptırılacak Sağlık Sigortalarına İlişkin 16/2016 sayılı Genelge’de yabancılar tarafından yaptırılacak Özel Sağlık Sigortasının asgari şartları belirtilmiştir. Bunun yanında poliçede yer alması gereken asgari teminatlara ek teminatların ayrıca eklenmesi mümkündür. Yabancının poliçe teminatlarının salgın hastalığı da kapsaması halinde poliçe limitleri dahilinde sağlık hizmetlerinden yararlanması mümkündür.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun Sigorta Sözleşmeleri başlıklı 11. maddesinde “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır” denmektedir. Buna göre kapsam dışı bırakılan risklerin açıkça belirtilmediği durumlarda kapsam içerisinde olacağının kabulü gerekir.
Salgın hastalığın poliçe kapsamında olup olmadığını anlamanın yolu, sigorta poliçesinin “Poliçenin Kapsamı Dışındaki Haller” veya “Standart İstisnalar” vb. başlıklarına bakılmasıdır. Bu başlıklar altında “Salgın hastalıklar” ibaresi yer alıyorsa salgın hastalıkların poliçe kapsamında olmadığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte, birtakım sigorta şirketleri teminat kapsamında olmasa da jest uygulaması olarak salgın hastalığa ilişkin çok sınırlı ek teminat oluşturduğunu belirtmiştir.
4. Genel Sağlık Sigortası koronavirüs (Covid-19) teminatını içerir mi?
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı; koronavirüsün ortaya çıkmasının akabinde Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Kararı vb. karar ve tebliğlerle sadece pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tedavilerde olmak üzere bir kısım sağlık hizmetlerini ve ilaçlarını Genel Sağlık Sigortası kapsamına almıştır.
5. Yabancılar Genel Sağlık Sigortası yaptırabilir mi, yaptırabilmeleri için gerekli şartlar nelerdir?
Yabancıların Genel Sağlık Sigortasına başvurması belirli şartların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Genel sağlık sigortalısı sayılanlar” başlıklı 60/1-d maddesi “İkametgahı Türkiye'de olan kişilerden (…) mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişiler,” demek suretiyle ikamet izni almış, başkaca bir ülkede herhangi bir sebepten ötürü sigortalı olmayan kişilerin Genel Sağlık Sigortasına başvurabileceğini belirtmiştir.
Yine aynı kanunun “İsteğe bağlı sigorta primleri ve ödenmesi” başlıklı 52. maddesi “Yabancı ülke vatandaşlarından Türkiye’de yerleşik olma hali bir yılı doldurmadıkça genel sağlık sigortası primi alınmaz ve bu kişiler genel sağlık sigortalısı sayılmaz” demek suretiyle Türkiye'de bir yıldan daha az bir süre ile ikamet etmiş kişilerin Genel Sağlık Sigortasına başvuramayacaklarını düzenlemiştir.
Yukarıdaki tüm açıklamalarımız birlikte değerlendirildiğinde;
1. Karşılıklılık esası dikkate alınmak şartıyla,
2. Oturma izni almış,
3. Yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan ve sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan,
4. Türkiye’deki yerleşim süresi kesintisiz bir yılı geçen ve bu tarihten itibaren talepte bulunan yabancı ülke vatandaşları genel sağlık sigortasından yararlanabileceklerdir.
6. Özel Sağlık Sigortası bulunan yabancının Genel Sağlık Sigortasına geçmesi mümkün müdür?
Özel Sağlık Sigortası salgın hastalığı kapsamayan yabancıların Genel Sağlık Sigortasına geçmeleri mümkündür. Hatta ileride oluşabilecek maddi külfetleri şimdiden bertaraf etmelerini sağlamak için genel sağlık sigortasına geçilmesinin çok önemli olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki yabancılar salgın hastalıklar sebebiyle gerçekleştirilecek tedavilerden ücretsiz olarak yararlanabileceklerdir. 10.05.2016 tarihli Vize ve İkamet İzni Taleplerinde Yaptırılacak Sağlık Sigortalarına İlişkin 16/2016 sayılı Genelgede; yabancının Genel Sağlık Sigortasına geçmesi halinde Özel Sağlık Sigortasını sonlandırması ve gün esası üzerinden prim iadesini talep etmesinin mümkün olacağı da kararlaştırılmıştır.
7. Öğrenci ikamet iznine sahip kişilerin Genel Sağlık Sigortasına başvurmaları mümkün müdür?
Bununla birlikte Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Genel sağlık sigortalısı sayılanlar” başlıklı 60. maddesi öğrenci ikamet iznine sahip kişilerin Genel Sağlık Sigortasına başvurabilmeleri için 3 aylık süre sınırlaması getirmiştir. Bu süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde bu kişilere öğrenimleri süresince genel sağlık sigortası hükümleri uygulanamayacaktır.
“Ülkemizde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler birinci fıkranın (d) bendindeki ve 52 nci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesindeki şartlar aranmaksızın ilk kayıt tarihinden itibaren üç ay içinde talepte bulunmaları hâlinde genel sağlık sigortalısı olurlar. Bu sürede talepte bulunmayanlar hakkında öğrenimleri süresince genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz”
8. Genel sağlık sigortası kapsamına alınan yabancı uyruklu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu kişiler de sağlık hizmetlerinden yararlanabilir mi?
Yabancı uyruklu kişilerin, yurt dışında öğrenim görenler hariç olmak üzere, yurt içinde ikamet eden, ülkemiz veya başka bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan
1. Eşleri,
2. 18 yaşını doldurmamış çocukları,
3. Lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları,
4. Yükseköğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları,
5. Yaşına bakılmaksızın malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocukları,
6. Geçiminin yabancı uyruklu kişi tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babası, sağlık hizmetlerinden yararlanabilir.
Bu olağanüstü durum beraberinde birçok hukuki ihtilafı da gündeme getirecektir. Tüm bu süreçlerde hak kaybına uğramamak adına bir avukattan hukuki destek alınması tarafların menfaatine olacaktır.
Av. Taha Hüseyin ÇEBİ
Stj. Mali Müşavir Cem Atakan LOÇ
Bu yazı, yayım tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bir değerlendirmedir; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.

