Yabancı veya yurt dışında oturan bir alacaklı, Türkiye'deki borçlusuna karşı para alacağı için icra dairesinde ilamsız takip başlatabilir (İİK m. 58 vd.). Alacak çek, poliçe veya bonoya (emre muharrer senet) dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü takip yolu kullanılabilir (İİK m. 167 vd.). Yabancı mahkeme ilamı veya yabancı hakem kararı için önce tenfiz kararı gerekir (MÖHUK m. 50, 60).
İlamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ve süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m. 62, 66). Kambiyo senetlerine özgü takipte şikâyet ve itirazlar beş gün içinde icra mahkemesine bildirilir; borca itiraz satıştan başka takip işlemlerini durdurmaz (İİK m. 168, 169).
Borçlu ilamsız takibe itiraz ederse alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir; takip belirli belgelere dayanıyorsa altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m. 67, 68, 68/a). Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse itirazın iptali davasından önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A).
Yurt dışındaki alacaklı vekâletnameyi Türk konsolosluğunda verebilir (Noterlik K. m. 191); yabancı noterde düzenlenen vekâletname, ülke 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf ise apostil şerhiyle kullanılır (HMK m. 224/2; Lahey Apostil Sözleşmesi m. 3-5). Yabancı alacaklı icra takibinde teminat göstermek zorundadır; karşılıklılık bulunan hâllerde teminattan muaf tutulur (MÖHUK m. 48).
1. Yabancı veya yurt dışında oturan bir alacaklı, Türkiye'de para alacağını hangi yollarla tahsil edebilir?
Alacaklı, para alacağını Türkiye'de icra dairesinde takip yoluyla ya da mahkemede dava açarak ileri sürebilir. Genel haciz yoluyla takipte başlıca üç yol vardır:
• İlamsız takip (İİK m. 58 vd.), mahkeme ilamına dayanmayan para alacakları için kullanılır.
• Kambiyo senetlerine özgü takip (İİK m. 167 vd.), çek, poliçe veya emre muharrer senede (bono) dayanan alacaklar için kullanılır.
• İlamlı takip (İİK m. 32 vd.), Türk mahkemesi ilamına veya tenfiz edilmiş yabancı ilama dayanan alacaklar için kullanılır.
Takip, kural olarak borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde başlatılır; takibe esas akdin yapıldığı yerdeki ve ifa yerindeki icra dairesi de yetkilidir (İİK m. 50/1; HMK m. 6/1, 10/1). Aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun ifa yeri alacaklının yerleşim yeridir (TBK m. 89/1); alacaklı yurt dışında oturuyorsa bu çoğunlukla Türkiye dışıdır.
Metinde İİK, HMK, MÖHUK, TTK, HUAK ve TBK sırasıyla İcra ve İflas Kanununu, Hukuk Muhakemeleri Kanununu, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu, Türk Ticaret Kanununu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununu ve Türk Borçlar Kanununu; "K." kısaltması ise "Kanunu" sözcüğünü ifade eder.
2. İcra takibi talebinde hangi bilgiler ve belgeler gerekir?
Takip talebi yazılı, sözlü veya elektronik ortamda yapılır; icra müdürü talebin gerekli unsurları taşıdığına karar verirse ödeme emri düzenler (İİK m. 58/1, 60/1). Talepte İİK m. 58/2'de sayılan bilgiler (taraflar, yerleşim yeri, alacağın tutarı ve faizi, borcun sebebi, seçilen takip yolu) gösterilir. Alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye'de bir yerleşim yeri gösterir; gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri kabul edilir. Alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği de gösterilir.
Alacak bir belgeye dayanıyorsa belgenin aslının veya alacaklı yahut temsilcisi tarafından onaylanmış, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi sırasında icra dairesine verilmesi zorunludur (İİK m. 58).
3. Yurt dışından vekâletname nasıl verilir, apostil gerekir mi, vekâletnameye hangi yetkiler yazılmalıdır?
Vekâletname yurt dışında Türk konsolosluğunda ya da bulunulan ülkenin noterinde düzenlenir. Yabancı memleketlerde noterlik işlerini konsoloslar görür ve bu görev konsolosluk binasında yerine getirilir (Noterlik K. m. 191, 192).
Yabancı noterde düzenlenen vekâletname, ülke 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf ise o ülkenin yetkili makamınca belgeye eklenen apostil şerhiyle kullanılır (HMK m. 224/2; Lahey Apostil Sözleşmesi m. 3-5); Türk konsolosluğunda vekâlet verme (Noterlik K. m. 191) ayrı bir yoldur. Belge Türkçe değilse tercümesi sunulur (HMK m. 223).
Sulh, davadan veya kanun yollarından feragat, davayı kabul, karşı tarafı ibra, başkasını tevkil, haczin kaldırılması, tahkim sözleşmesi yapılması ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurulması gibi işlemler için (ayrıca ıslah, yemin, hâkimi reddetme, iflas isteme gibi) vekile açıkça yetki verilmesi gerekir (HMK m. 74/1).
Vekâletname hazırlığıyla ilgili sorularınızı İletişim sayfasından Çebi Hukuk & Danışmanlık'a iletebilirsiniz.
4. Borçlu ödeme emrine kaç gün içinde itiraz edebilir?
İlamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir (İİK m. 62/1). Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; borcun yalnız bir kısmına itiraz edilmişse takip kabul edilen miktar için devam eder (İİK m. 66/1). İtiraz alacaklıya üç gün içinde muhtıra ile tebliğ edilir (İİK m. 62/2); alacaklının sonraki süreleri bu tebliğden itibaren işlemeye başlar. Vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır (Tebligat K. m. 11/1).
Kambiyo takibinde borç on gün içinde ödenir, şikâyet ve itirazlar beş gün içinde icra mahkemesine bildirilir (İİK m. 168); borca itiraz satıştan başka takip işlemlerini durdurmaz (İİK m. 169).
5. Borçlu itiraz ederse ne olur: itirazın iptali davası mı, itirazın kaldırılması mı?
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemede itirazın iptali davası açabilir (İİK m. 67/1). Bu davada alacağın varlığı genel hükümler dairesinde ispatlanır. Borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilirse borçlu, diğer tarafın talebi üzerine, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir (icra inkâr tazminatı). Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse, diğer tarafın talebi üzerine, reddedilen meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. Süreyi geçiren alacaklının, genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır (İİK m. 67).
Takip, imzası ikrar edilen veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa alacaklı, altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m. 68, 68/a). Bu süre içinde kaldırma istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Dayanak belge özel senetse ve borçlu imzayı itiraz sırasında reddetmişse alacaklı, altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Talebin esasa ilişkin sebeplerle kabulünde borçlu, aynı sebeplerle reddinde alacaklı (m. 68); geçici kaldırma talebinin kabulünde borçlu, reddinde alacaklı da (m. 68/a), diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
6. İtirazın iptali davasından önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse evet: TTK m. 5/A/1 uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (HUAK m. 18/A/2).
TTK m. 5/A yalnızca ticari davaları kapsar; ilgili kanunlardaki diğer özel hükümler saklıdır (HUAK m. 18/A/19). HUAK m. 1/2 yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkları da kapsar; HUAK m. 18/A'da yabancı taraflar için ayrı bir istisna belirtilmemiştir. Tahkim sözleşmesinin bulunduğu veya özel kanunlarda tahkim ya da başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz (HUAK m. 18/A/18).
Başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (HUAK m. 18/A/15). Geçerli mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (HUAK m. 18/A/11).
7. Yabancı alacaklı icra takibinde teminat göstermek zorunda mı, takip ve dava masraflarını kim öder?
Yabancı alacaklı, icra takibinde yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere teminat göstermek zorundadır (MÖHUK m. 48/1); karşılıklılık bulunan hâllerde teminattan muaf tutulur (m. 48/2).
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne göre teminat takip yapmanın ön koşuludur ve re'sen gözetilir. Teminat tutarını icra müdürlüğü belirler; belirlenen miktar veya muafiyet şikâyet yoluyla icra mahkemesine götürülebilir, ancak icra mahkemesi icra müdürünün yerine geçerek tutarı belirleyemez (E. 2024/1957, K. 2024/7393, T. 18.09.2024; aynı yönde E. 2025/975, K. 2025/2718, T. 26.03.2025). Muafiyet, alacaklının tabiiyetindeki ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık esasına göre anlaşma veya fiilî mütekabiliyet bulunmasına bağlıdır ve bunun araştırılması gerekir (E. 2015/345, K. 2015/10684, T. 21.04.2015).
Takip masrafları kural olarak borçluya aittir ve alacaklı tarafından avans olarak peşin ödenir (İİK m. 59). Dava giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır; taraflar kısmen haklıysa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır (HMK m. 326).
8. İhtiyati haciz nedir, takip kesinleşmeden borçlunun mallarına hangi koşullarda konulabilir?
İhtiyati haciz kararı mahkemece verilir; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK m. 257/1, 258). Vadesi gelmemiş borç için ihtiyati haciz yalnızca borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa istenebilir (İİK m. 257/2). Kanun metni alacaklının yabancı olmasını ayrı bir sebep olarak saymaz.
1. Alacaklı, alacağı ve gerekirse haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermek zorundadır (İİK m. 258).
2. Alacaklı hacizde haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü şahsın zararından sorumludur ve teminat vermek zorundadır; alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz (İİK m. 259).
3. Alacaklı, karar tarihinden itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infazı istemek zorundadır; aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar (İİK m. 261/1).
4. Takip veya dava açılmadan önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin uygulanmasından, haciz borçlunun yokluğunda yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır (İİK m. 264/1). Dava şartı arabuluculuğa tabi bir alacakta, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar m. 264/1'deki süre işlemez (HUAK m. 18/A/16). Bu hüküm m. 264/2'deki yedi günlük süreyi anmaz.
5. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemek veya dava açmak zorundadır; icra mahkemesi talebi reddederse kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmak zorundadır (İİK m. 264/2).
Bu süreler geçirilirse ihtiyati haciz hükümsüz kalır (İİK m. 264). Bu yedi günlük süreler, itirazın iptali için tanınan bir yıllık ve kaldırılması için tanınan altı aylık süreden ayrıdır.
9. Yabancı mahkeme kararı veya hakem kararı Türkiye'de nasıl tenfiz ve icra edilir?
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye'de icra edilebilmesi, asliye mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır (MÖHUK m. 50/1, 51/1). Tenfiz şartları (MÖHUK m. 54/1):
• Türkiye ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılığa dayanan bir anlaşma ya da o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunması.
• İlamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması; davalı itiraz ederse, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir mahkemece verilmemiş olması.
• Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
• Kendisine karşı tenfiz istenen kişinin, o yer kanunlarına göre hükmü veren mahkemeye usulüne uygun çağrılmış veya orada temsil edilmiş olması; çağrılmamış, temsil edilmemiş veya kanunlara aykırı biçimde gıyabında hüküm verilmişse, bu sebeplere dayanarak Türk mahkemesinde itiraz etmemiş olması.
Tenfizden sonra ilam, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra edilir (MÖHUK m. 57/1). Tenfiz kararına karşı genel hükümlere göre istinaf ve temyiz yoluna gidilebilir; kanun yolu başvurusu yerine getirmeyi durdurur (MÖHUK m. 57/2).
Kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları da tenfiz edilebilir (MÖHUK m. 60/1). Kurallar MÖHUK m. 60-62'de ve 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nde yer alır. Türkiye karşılıklılık ve ticari nitelik bildirimlerini yaptığından Sözleşme, başka bir akit devletin ülkesinde verilen ve ticari sayılan hukuki ilişkilerden doğan uyuşmazlıklara ilişkin kararlara uygulanır (Sözleşme m. I/1, I/3). Tahkim sözleşmesinin bulunmaması veya hükümsüz olması, kararın genel ahlâka veya kamu düzenine aykırı olması ve kararın kesinleşmemiş, bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerde iptal edilmiş olması, mahkemenin tenfizi reddettiği hâller arasındadır (MÖHUK m. 62/1). Tenfiz edilen hakem kararı, Türk mahkemesi ilamı gibi ilamlı icra hükümlerine göre icra edilir (MÖHUK m. 57/1, 61/2; İİK m. 32 vd.).
Sık sorulan sorular
Yurt dışında oturan bir alacaklı, Türkiye'deki borçlusu hakkında icra takibi başlatabilir mi?
Evet. Alacaklı, para alacağını Türkiye'de icra dairesinde takip yoluyla ya da mahkemede dava açarak ileri sürebilir. Yurt dışında oturan alacaklı, takip talebinde Türkiye'de bir yerleşim yeri gösterir; gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri kabul edilir. Takip kural olarak borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde başlatılır; takibe esas akdin yapıldığı yerdeki ve ifa yerindeki icra dairesi de yetkilidir (İİK m. 50/1, 58/2; HMK m. 6/1, 10/1). Aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun ifa yeri alacaklının yerleşim yeridir (TBK m. 89/1); alacaklı yurt dışında oturuyorsa bu çoğunlukla Türkiye dışıdır.
Ticari bir uyuşmazlıkta itirazın iptali davasından önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse evet. Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkları da kapsar; yabancı taraflar için ayrı bir istisna belirtilmemiştir. Tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde ise dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz (TTK m. 5/A/1; HUAK m. 1/2, 18/A/2, 18/A/18).
Yabancı alacaklı Türkiye'de icra takibi için teminat göstermek zorunda mı?
Evet. Yabancı alacaklı, icra takibinde yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere teminat göstermek zorundadır; karşılıklılık bulunan hâllerde teminattan muaf tutulur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne göre teminat takip yapmanın ön koşuludur ve re'sen gözetilir. Kanunda bir tutar belirlenmemiştir; tutarı icra müdürlüğü belirler. Belirlenen miktar veya muafiyet, şikâyet yoluyla icra mahkemesine götürülebilir (MÖHUK m. 48/1, 48/2; Yargıtay 12. HD, E. 2024/1957, K. 2024/7393, T. 18.09.2024; aynı yönde E. 2025/975, K. 2025/2718, T. 26.03.2025).
Yurt dışından verilen vekâletname için apostil gerekir mi?
Vekâletname yurt dışında Türk konsolosluğunda ya da bulunulan ülkenin noterinde düzenlenebilir. Yabancı noterde düzenlenen vekâletname, ülke 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf ise o ülkenin yetkili makamınca belgeye eklenen apostil şerhiyle kullanılır; Türk konsolosluğunda vekâlet verme ayrı bir yoldur. Belge Türkçe değilse tercümesi sunulur (HMK m. 223, 224; Lahey Apostil Sözleşmesi m. 3-5; Noterlik K. m. 191).
Yabancı mahkeme kararı Türkiye'de doğrudan icra edilebilir mi?
Hayır. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye'de icra edilebilmesi, asliye mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır. Tenfiz için Türkiye ile o devlet arasında karşılıklılık (anlaşma, kanun hükmü veya fiilî uygulama) bulunması ve hükmün kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gibi şartlar aranır. Tenfizden sonra ilam, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi ilamlı takip hükümlerine göre icra edilir (MÖHUK m. 50/1, 51/1, 54/1, 57/1; İİK m. 32).
Bu yazı 28 Ekim 2026 tarihli mevzuata göre hazırlanmıştır. Diğer hukuki yazılarımız Yayınlar sayfasındadır.
Çebi Hukuk & Danışmanlık, 2019'da kurulan ve ofisi Bakırköy'de (İstanbul) bulunan bir hukuk firmasıdır; Türkçe, İngilizce, İspanyolca ve Arapça çalışır. Bu konudaki çalışma alanımız Uluslararası Alacak Takibi bölümünde anlatılır; bize İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Bu yazı, yayım tarihindeki mevzuata göre hazırlanmış genel bir değerlendirmedir; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.

